Mavi Derinliklerdeki Hazine: Uluburun Batığı ve Sualtı Arkeolojisinin Doğuşu
1982’de Kaş açıklarında bulunan ve dünyanın en eski ticaret gemilerinden biri olan Uluburun Batığı’nın keşfi, gizemli kargosu ve sualtı arkeolojisindeki önemi.
1982’de Kaş açıklarında bulunan ve dünyanın en eski ticaret gemilerinden biri olan Uluburun Batığı’nın keşfi, gizemli kargosu ve sualtı arkeolojisindeki önemi.
Francisco de Goya’nın Quinta del Sordo’nun duvarlarına bıraktığı kâbuslar mirasında yolculuğumuz devam ediyor. Serinin ilk bölümünde, bu tekinsiz evin genel anatomisine bakmış ve Çocuklarını Yiyen Satürn tablosunun yarattığı o çiğ, varoluşsal vahşeti akademik bir süzgeçten geçirmiştik. Ancak Goya’nın karanlığı sadece bireysel delilikle ya da mitolojik çöküşle sınırlı değildir; o, namlusunu aynı zamanda kitlelerin kolektif histerisine
Türkiye’de arkeoloji dendiğinde akla genellikle tozlu topraklarda kazı yapan yabancı bilim insanları gelir. Ancak bu algıyı yıkan, ömrünü Anadolu’nun antik kentlerini ayağa kaldırmaya adayan ve kaçırılan tarihi eserlerin peşinden kıtalararası bir dedektif gibi iz süren efsanevi bir isim vardır: Prof. Dr. Jale İnan.
İnsanoğlu önce tarımı buldu, yerleşik hayata geçti, köyler ve şehirler kurdu; ardından boş zamanı kalınca dini inançlar geliştirdi ve tapınaklar inşa etti. Ancak 1990’ların ortalarında, Türkiye’nin Şanlıurfa ilindeki tozlu bir tarlada bir Alman arkeolog, bu binlerce yıllık ezberi tek bir kazma darbesiyle yerle bir etti.
İnsanlık tarihi, karanlıkta gördüğü gölgeleri anlamlandırma çabasının tarihidir. Binlerce yıl boyunca mağara duvarlarına kazınan, tapınak sütunlarına işlenen ve antik parşömenlerde can bulan dehşet verici canavarlar, kanatlı aslanlar ve devasa sürüngenler sadece ilkel bir hayal gücünün ürünü müydü? Yoksa antik insanlar, modern bilimin ancak yüzyıllar sonra adlandırabileceği somut bir gerçekliğe mi bakıyorlardı? Bugün arkeoloji, paleontoloji ve
Sanat tarihi, deha ile delilik arasındaki o ince çizgide yürüyen figürlerle doludur; ancak hiçbiri Vincent Van Gogh kadar trajik ve yanlış anlaşılmış değildir. 23 Aralık 1888 gecesi Fransa’nın Arles kentinde yaşanan ve Van Gogh’un sol kulağının bir kısmını kesmesiyle sonuçlanan olay, popüler kültür tarafından genellikle “romantik bir çılgınlık” ya da “anlık bir cinnet” olarak romantize
Arkeolog.net’te Neler Oluyor?
Antalya’da kültür turizminde rekor yıl
Kültür Varlığı Kaçakçılığına Karşı Türk Devletlerinden Güçlü İş Birliği: Gaziantep Deklarasyonu
WordPress ile Dijital Varlığınızı Güçlendirin – Profesyonel Site Kurulumunun 5 Anahtarı
Tarihin İzini Süren Meslek: Arkeolog Maaşları ve Çalışma Alanları
Laodikeia'da Yeni Keşif: Meclis Binası'nda Hermes Heykeli Başı Bulundu
Güncel haberlerden haberdar olmak için e-bültenimize abone olun