Anadolu Selçuklu Medreselerinde Avlu ve Eyvan Düzeni

Anadolu Selçuklu medreselerinde avlu ve eyvan düzenini; açık ve kapalı avlulu planları, Karatay, Sırçalı, İnce Minareli ve Gök Medrese örnekleriyle keşfedin.

Google News Google News Sesli oku Yazıyı beğen Favorilere Ekle 0 Yorumlar
Daha fazla

Anadolu Selçuklu Medreselerinde Avlu ve Eyvan Düzeni: Mimari Plan, İşlev ve Sembolizm

Anadolu Selçuklu medreseleri, 12. ve özellikle 13. yüzyılda Anadolu’da gelişen Türk-İslam mimarisinin en önemli yapı gruplarından biridir. Bu yapılar yalnızca dinî ilimlerin öğretildiği eğitim kurumları değil; dönemin siyasi gücünü, vakıf kültürünü, mimari bilgisini ve sanat anlayışını yansıtan anıtsal yapılardır.

Selçuklu medreselerinin planını anlamak için iki mimari unsur özellikle önem taşır: avlu ve eyvan. Medresenin merkezindeki avlu, yapının farklı bölümlerini birbirine bağlayan ana dolaşım ve ortak yaşam alanını oluştururken; eyvanlar mekânsal hiyerarşiyi belirleyen, ders verme, toplanma veya temsil gibi işlevler üstlenebilen yarı açık hacimlerdir.

Anadolu Selçuklu medreseleri çoğu zaman tek bir plan şemasına sahipmiş gibi anlatılsa da gerçekte oldukça çeşitli çözümler görülür. Genel olarak açık avlulu medreseler ile merkezî avlusu kubbe veya tonozla örtülmüş kapalı avlulu, diğer bir ifadeyle kubbeli medreseler şeklinde iki temel eğilimden söz edilebilir. Eyvanların sayısı ise tek, iki, üç veya dört olacak şekilde değişebilir.

Bu nedenle bir Selçuklu medresesini yalnızca “dört eyvanlı medrese” şeklinde tanımlamak yeterli değildir. Avlunun açık veya kapalı oluşu, ana eyvanın konumu, revaklar, öğrenci hücreleri, dershaneler, mescit, türbe ve taçkapı gibi unsurlar birlikte değerlendirilmelidir.

Medrese Nedir?

Medrese, İslam dünyasında özellikle dinî ve hukukî bilimlerin öğretildiği kurumsal eğitim yapılarının genel adıdır. Bununla birlikte medreselerde dönem ve vakfiye şartlarına bağlı olarak fıkıh, hadis, tefsir, kelâm ve Arapçanın yanı sıra matematik, astronomi ve tıp gibi alanlarda da eğitim verilebilmiştir.

Anadolu Selçuklu döneminde medreseler başta Konya, Kayseri, Sivas, Erzurum, Tokat, Kırşehir ve Antalya olmak üzere önemli şehirlerde yoğunlaşmıştır.

Bu yapılar çoğunlukla hükümdarlar, vezirler, emirler veya yüksek rütbeli devlet adamları tarafından vakıf sistemi çerçevesinde yaptırılmıştır.

Anadolu Selçuklu Medreselerinin Tarihsel Gelişimi

Medrese mimarisinin kökenleri Anadolu Selçuklularından daha eskiye uzanır. Büyük Selçuklu döneminde özellikle İran ve Horasan coğrafyasında gelişen avlu-eyvan ilişkisi, sonraki yüzyıllarda İslam mimarisinin geniş bir coğrafyasında etkili olmuştur.

Dört eyvanlı avlu düzeninin önemli erken örnekleri İran mimarisinde görülür. Anadolu’ya ulaşıldığında ise bu gelenek doğrudan kopyalanmamış; Anadolu’nun iklimi, yapı malzemeleri, yerel inşaat gelenekleri ve Selçuklu mimarlarının geliştirdiği yeni çözümlerle yeniden yorumlanmıştır.

13. yüzyılda Anadolu Selçuklu Devleti’nin siyasi ve ekonomik gücünün artmasıyla medrese yapımı önemli ölçüde hızlanmıştır. Özellikle I. Alâeddin Keykubad ve onun ardından gelen sultanlar döneminde Konya, Kayseri ve Sivas gibi kentler büyük bir mimari faaliyete sahne olmuştur.

1243 Kösedağ Savaşı sonrasında Anadolu Selçuklu siyasi gücü zayıflamış olsa da mimari üretim tamamen durmamıştır. Aksine 13. yüzyılın ikinci yarısında Sâhib Ata Fahreddin Ali gibi güçlü vezirlerin himayesinde Anadolu Selçuklu sanatının en görkemli medreselerinden bazıları inşa edilmiştir.

Anadolu Selçuklu Medreselerinde Temel Plan Düzeni

Selçuklu medreselerinde plan genellikle dışarıdan oldukça kapalı ve anıtsal bir görünüm gösterir. Yapının dış cephesinde en fazla vurgulanan bölüm çoğunlukla taçkapıdır.

Taçkapıdan girildiğinde ziyaretçi veya öğrenci bir giriş holü ya da koridor aracılığıyla medresenin merkezine ulaşır. Yapının iç organizasyonu burada ortaya çıkar.

Medreselerde karşılaşılan temel yapı elemanları şunlardır:

  • Taçkapı
  • Giriş eyvanı veya giriş koridoru
  • Merkezî avlu
  • Ana eyvan
  • Yan eyvanlar
  • Revaklar
  • Öğrenci hücreleri
  • Dershane odaları
  • Mescit
  • Türbe veya kümbet
  • Çeşme ya da havuz
  • Bazı yapılarda üst kat

Ancak bu unsurların tamamı her medresede bulunmaz. Plan, yapının büyüklüğüne, işlevine, arazinin özelliklerine ve bani tarafından ayrılan mali kaynaklara göre değişebilir.

Avlu Nedir ve Medresede Ne İşe Yarar?

Avlu, medrese planının çevresinde diğer mekânların örgütlendiği merkezî alandır. Anadolu Selçuklu mimarisinde avlu yalnızca boş bırakılmış bir açık alan değil, yapının bütün mekânsal organizasyonunu belirleyen temel unsurdur.

Öğrenci hücreleri, eyvanlar ve dershaneler çoğunlukla avluyla doğrudan veya revaklar aracılığıyla bağlantılıdır.

Bu nedenle avlu aynı anda:

  • dolaşım alanı,
  • ışık kaynağı,
  • havalandırma alanı,
  • öğrencilerin ortak kullanım mekânı,
  • farklı yapı birimlerini birbirine bağlayan merkez

işlevlerini üstlenmiştir.

TDV İslâm Ansiklopedisi’nde de Anadolu Selçuklu medreselerinde taş süslemeli anıtsal kapılardan ulaşılan revaklı avlular ile yapı ekseninde yükselen ana eyvan arasındaki ilişkinin mimari düzenin belirleyici unsurlarından biri olduğu vurgulanmaktadır.

Açık Avlulu Anadolu Selçuklu Medreseleri

Açık avlulu medreselerde yapının merkezindeki avlunun üzeri örtülmemiştir. Avlu doğrudan gökyüzüne açılır.

Avlunun çevresinde çoğunlukla revaklar, öğrenci hücreleri ve eyvanlar bulunur. Yapı ekseninin girişin karşısındaki ucunda ise diğerlerinden daha büyük ve derin biçimde düzenlenmiş ana eyvan yer alabilir.

Açık avlulu medreselerde özellikle uzunlamasına gelişen avlu, ziyaretçinin bakışını girişten ana eyvana doğru yönlendirir. Böylece ana eyvan yapının mimari odak noktası haline gelir.

Açık Avlulu Medreselerin Özellikleri

  • Merkezde üzeri açık bir avlu bulunur.
  • Avlunun çevresinde revaklar yer alabilir.
  • Öğrenci hücreleri avlu çevresinde sıralanır.
  • Ana eyvan genellikle giriş ekseninin karşısındadır.
  • Yan eyvanlarla iki veya dört eyvanlı şemalar oluşturulabilir.
  • Avluda havuz veya su öğesi bulunabilir.
  • Avlu, doğal ışık ve havalandırmanın temel kaynağıdır.

Sırçalı Medrese: Açık Avlu ve Ana Eyvan İlişkisi

Konya’daki Sırçalı Medrese, Anadolu Selçuklu açık avlulu medrese planını anlamak açısından en açıklayıcı örneklerden biridir.

1242 yılında II. Gıyâseddin Keyhusrev döneminde Bedreddin Muslih tarafından yaptırılan yapı, açık avlu çevresinde gelişen planıyla dikkat çeker.

Medresede avlunun giriş ekseninin karşısında yükselen ana eyvan, yapı içerisindeki en kuvvetli mimari odaklardan biridir. Eyvanın çini süslemeleri yapının “Sırçalı” adıyla anılmasında da etkili olmuştur.

Konya Sırçalı Medrese açık avlusu
Konya Sırçalı Medrese’nin açık avlusu. Avlu-eyvan ilişkisi Anadolu Selçuklu medrese mimarisinin temel mekânsal özelliklerinden biridir.
Görsel: Wikimedia Commons

Kapalı Avlulu veya Kubbeli Selçuklu Medreseleri

Anadolu Selçuklu medreselerinde görülen ikinci önemli plan yaklaşımı, merkezî avlunun büyük bir kubbe veya örtü sistemi altında toplandığı yapılardır.

Sanat tarihi literatüründe bunlar genellikle kapalı avlulu medrese veya kubbeli medrese olarak tanımlanır.

Buradaki “avlu” kavramı günümüzde alışık olduğumuz tamamen açık avludan farklıdır. Mekân, açık avlunun merkezî rolünü sürdürmekle birlikte üzeri mimari bir örtü sistemiyle kapatılmıştır.

Kubbenin merkezinde çoğu zaman aydınlık açıklığı bulunur. Böylece dışarıyla görsel ve işlevsel ilişki tamamen kesilmez.

Bazı yapılarda merkezde bulunan havuz ile kubbedeki açıklık arasında güçlü bir düşey ilişki meydana gelir.

Karatay Medresesi: Kubbe Altında Bir Avlu

Konya Karatay Medresesi, kapalı avlulu Anadolu Selçuklu medreselerinin en önemli örneklerinden biridir.

Medrese 1251 yılında, Sultan II. İzzeddin Keykâvus döneminde Emir Celâleddin Karatay tarafından yaptırılmıştır. Mimarı kesin olarak bilinmemektedir.

Yapının merkezinde açık gökyüzü yerine büyük bir kubbe bulunur. Kubbenin merkezindeki açıklık, ışığın içeri alınmasını sağlar. Altındaki havuz ise merkezî mekânın vurgusunu güçlendirir.

Karatay Medresesi hakkında ayrıntılı bilgi için Konya Karatay Medresesi: Tarihi, Mimarisi ve Çinileri başlıklı Arkeolog.net yazısını da inceleyebilirsiniz.

Karatay Medresesi kubbeli merkezî avlu ve çini süslemeleri
Karatay Medresesi’nin kubbeyle örtülen merkezî mekânı. Geometrik çini mozaik kompozisyonları mimari yüzeyi bütünüyle kuşatmaktadır.
Görsel: Wikimedia Commons

Karatay Medresesi’nde Avlu-Eyvan Düzeni

Karatay Medresesi’nde merkezî kubbeli mekânın karşısında ana eyvan yer alır. Bu düzen, açık avlulu medreselerde görülen giriş-avlu-ana eyvan ekseninin kapalı bir mimari mekâna dönüştürülmüş biçimi olarak değerlendirilebilir.

Dolayısıyla açık ve kapalı avlulu medreseler birbirinden tamamen kopuk iki mimari gelenek değildir. İkisinde de merkezî mekân çevresindeki odalar ile ana eyvan arasında güçlü bir hiyerarşi bulunur.

İnce Minareli Medrese’de Avlu ve Eyvan

Konya İnce Minareli Medrese de kapalı avlulu medrese planının önemli örnekleri arasındadır.

Yapı Sultan II. İzzeddin Keykâvus döneminde, güçlü Selçuklu veziri Sâhib Ata Fahreddin Ali tarafından hadis eğitimi verilmek amacıyla yaptırılmıştır.

Medresenin mimarı, taçkapıdaki sanatçı kitabesi nedeniyle genellikle Kölük bin Abdullah olarak kabul edilir.

Merkezî mekân kubbeyle örtülür. Girişin tam karşısında bulunan büyük ana eyvan, avludan birkaç basamakla yükseltilerek mekânsal olarak ayrıca vurgulanmıştır.

İnce Minareli Medrese’yi yapı bazında incelemek için Konya İnce Minareli Medrese: Tarihi, Mimarisi ve Taç Kapısı başlıklı yazımıza bakabilirsiniz.

Konya İnce Minareli Medrese Selçuklu taçkapısı
İnce Minareli Medrese’nin anıtsal taçkapısı. Giriş, medresenin merkezî kubbeli mekânına ve ana eyvana uzanan mimari eksenin başlangıç noktasını oluşturur.
Görsel: Wikimedia Commons

Eyvan Nedir?

Eyvan; çoğunlukla dikdörtgen planlı, tonozla örtülü, üç tarafı kapalı ve bir tarafı tamamen avluya veya başka bir mekâna açılan mimari birimdir.

Eyvanın kökeni İslam öncesi İran mimarisine kadar götürülmekle birlikte, Türk-İslam mimarisinde özellikle Büyük Selçuklu döneminden itibaren önemli bir plan elemanı haline gelmiştir.

Anadolu Selçuklu medreselerinde ise eyvan yalnızca işlevsel bir oda değildir. Yapının mekânsal hiyerarşisini belirleyen temel mimari araçlardan biridir.

Ana Eyvan Neden Daha Büyük Yapılır?

Medreselerde bütün eyvanlar aynı büyüklükte değildir.

Girişin karşısında yer alan ana eyvan çoğunlukla diğer eyvanlardan daha yüksek, geniş ve derindir. Böylece avluya giren kişinin bakışı doğrudan ana eyvana yönlendirilir.

Ana eyvanın ders, toplantı veya eğitim faaliyetleri için kullanıldığı düşünülmektedir. Bununla birlikte her medresenin kullanım biçimini kesin olarak aynı kabul etmek doğru değildir; işlev, medresenin vakfiyesi ve mimari düzenine göre farklılaşmış olabilir.

Tek, İki ve Dört Eyvanlı Medreseler

Anadolu Selçuklu medreselerini değerlendirirken eyvan sayısı da önemli bir sınıflandırma aracıdır.

Tek Eyvanlı Medreseler

Bu yapılarda mimari düzen tek bir ana eyvan etrafında yoğunlaşır. Özellikle kapalı avlulu bazı Anadolu Selçuklu medreselerinde bu şema oldukça güçlü biçimde uygulanmıştır.

İki Eyvanlı Medreseler

Ana eyvana karşı veya yan eksende ikinci bir eyvan eklenmesiyle iki eyvanlı plan düzeni meydana gelir. Tokat Gök Medrese gibi yapılarda bu sistem açık biçimde izlenebilir.

Dört Eyvanlı Medreseler

Dört eyvanlı düzende avlunun dört yönünde birer eyvan bulunur. Bunun en kuvvetli örnekleri İran ve Büyük Selçuklu mimarisinde görülmekle birlikte Anadolu Selçuklu mimarisinde de sistem benimsenmiş ve farklı biçimlerde yorumlanmıştır.

Sivas Gök Medrese, Sivas Çifte Minareli Medrese ve Erzurum Çifte Minareli Medrese gibi anıtsal yapılarda eyvan düzeni güçlü biçimde hissedilir.

Sivas Gök Medrese’de Dört Eyvanlı Açık Avlu

Sivas Gök Medrese, Anadolu Selçuklu medrese mimarisinin en anıtsal örneklerinden biridir.

1271 yılında Sâhib Ata Fahreddin Ali tarafından yaptırılan yapı, açık avlulu ve eyvanlı düzeninin yanı sıra çift minareli cephesi, mermer taçkapısı ve firuze renkli çinileriyle dikkat çeker.

Gök Medrese hakkında ayrıntılı bilgi için Sivas Gök Medrese: Tarihi, Mimarisi ve Çini Süslemeleri yazısını okuyabilirsiniz.

Sivas Gök Medrese avlu ve eyvan düzeni
Sivas Gök Medrese’nin avlu kesimi. Yapı, açık avlu ve eyvan sisteminin 13. yüzyıl Selçuklu mimarisindeki anıtsal uygulamalarındandır. Fotoğraf restorasyon sürecinde çekilmiştir.
Görsel: Wikimedia Commons

Avlu Çevresindeki Revaklar

Revak, sütun veya payelerin taşıdığı kemer dizilerinden oluşan yarı açık geçiş alanıdır.

Açık avlulu medreselerde revaklar, avlunun çevresindeki hücrelere ulaşımı sağlarken aynı zamanda güneş, yağmur ve kar gibi dış etkenlere karşı korunaklı bir dolaşım hattı oluşturur.

Revaklar sayesinde tamamen açık avlu ile kapalı öğrenci odaları arasında kademeli bir mekânsal geçiş meydana gelir:

Avlu → Revak → Hücre veya Dershane

Bu düzen Anadolu Selçuklu mimarisindeki mekânlar arası geçiş anlayışının önemli örneklerinden biridir.

Öğrenci Hücreleri ve Dershaneler

Medrese öğrencilerinin konakladığı küçük odalar genellikle avlu çevresinde sıralanır. Bu hücrelerin çoğu sade ve işlevseldir.

Büyük dershaneler veya özel işlevli odalar ise yapının daha önemli noktalarına yerleştirilebilir.

Bu durum Selçuklu medreselerinde belirgin bir mimari hiyerarşi oluşturur. Taçkapı ve ana eyvan son derece anıtsal ve süslü olabilirken öğrenci hücreleri oldukça sade tutulabilir.

Avlu ve Su İlişkisi

Bazı Anadolu Selçuklu medreselerinde merkezî avluda veya kubbeli orta mekânda havuz bulunmaktadır.

Su unsurunun öncelikle işlevsel ve iklimsel yararları bulunduğu açıktır. Bununla birlikte İslam kültüründe suyun temizlik, hayat, bereket ve cennet tasavvuruyla ilişkilendirilmesi nedeniyle sanat tarihi yorumlarında sembolik anlamlar da gündeme gelir.

Ancak medreselerdeki her havuzun doğrudan belirli bir kozmolojik veya tasavvufî sembolizme göre tasarlandığını ileri sürmek için yapı özelinde yazılı kanıt gerekir. Bu nedenle sembolik yorumlarla belgelenmiş tarihsel bilgiyi birbirinden ayırmak önemlidir.

Avlu-Kubbe ve Gökyüzü İlişkisi

Karatay Medresesi gibi kapalı avlulu yapılarda kubbenin merkezindeki açıklık özellikle dikkat çekicidir.

Mimari açıdan bu açıklık iç mekânın aydınlatılması ve havalandırılmasına yardımcı olur. Aynı zamanda merkezî havuz ile kubbe açıklığı arasında yukarıdan aşağıya uzanan güçlü bir düşey eksen meydana gelir.

Sanat tarihi yorumlarında bu düzen zaman zaman gökyüzü, evren ve kozmolojik anlamlarla ilişkilendirilmektedir. Karatay Medresesi’nin yıldız ve geometrik şekillerle oluşturulmuş yoğun çini programı bu tür yorumları özellikle teşvik etmektedir.

Bununla birlikte bu sembolik okumalar, yapının banisinin veya mimarının doğrudan açıkladığı kesin bir program gibi sunulmamalıdır. Bunlar mimari ve bezeme programından hareketle yapılan sanat tarihi yorumlarıdır.

Süsleme, Motif ve Malzeme Kullanımı

Selçuklu medreselerinin planı kadar bezeme programı da önemlidir.

Süsleme özellikle:

  • taçkapılarda,
  • ana eyvanlarda,
  • kubbe geçişlerinde,
  • mihraplarda,
  • minarelerde

yoğunlaşır.

Taş İşçiliği

Anadolu Selçuklu medreselerinin dış cephelerinde en dikkat çekici sanat dalı taş işçiliğidir.

Taçkapılarda:

  • mukarnas,
  • geometrik geçmeler,
  • rûmî ve palmetler,
  • rozetler,
  • örgü motifleri,
  • Kur’an âyetleri ve kitabeler

birlikte kullanılabilir.

Çini Süsleme

İç mekânda özellikle Konya Karatay Medresesi, Anadolu Selçuklu çini sanatının zirve noktalarından biridir.

Firuze, lacivert, mor ve beyaz tonların kullanıldığı geometrik kompozisyonlar kubbe yüzeyini neredeyse kesintisiz biçimde örter.

Çini mozaik tekniği hakkında ayrıntılı bilgi için Çini Mozaik Tekniği Nedir? Anadolu Selçuklu Mimarisinde Yapım Aşamaları ve Kullanımı başlıklı içeriğimizi inceleyebilirsiniz.

Ahşap İşçiliği

Medreselerde ahşap, taş ve çini kadar yoğun biçimde günümüze ulaşmamış olmakla birlikte kapı kanatları, pencere elemanları ve taşınabilir mimari parçalar üzerinde kullanılmıştır.

Selçuklu ahşap sanatında kündekârî, oyma ve kabartma teknikleri dönemin genel bezeme repertuvarını yansıtır.

Baniler ve Selçuklu Medreseleri

Anadolu Selçuklu medreseleri yalnızca sultanlar tarafından yaptırılmamıştır. Devletin güçlü vezirleri ve emirleri de son derece önemli mimari faaliyetlerde bulunmuştur.

Öne çıkan baniler arasında:

  • Celâleddin Karatay,
  • Sâhib Ata Fahreddin Ali,
  • Bedreddin Muslih,
  • Muzafferüddin Caca Bey

gibi devlet adamları bulunmaktadır.

Bu durum medreselerin aynı zamanda siyasi temsil araçları olduğunu göstermektedir. Bir devlet adamının yaptırdığı medrese, eğitim hizmeti sağlarken banisinin adını ve toplumsal itibarını da yaşatmıştır.

Selçuklu Medreselerinin Mimarları Kimlerdi?

Anadolu Selçuklu yapılarının tamamının mimarı bilinmemektedir.

Bu nedenle yalnızca üslup benzerliklerine dayanarak belirli yapıları bir mimara kesin biçimde atfetmek doğru değildir.

Bununla birlikte bazı yapılarda sanatçı kitabeleri sayesinde usta veya mimar isimleri belirlenebilmektedir. İnce Minareli Medrese’nin taçkapısında adı geçen Kölük bin Abdullah bunun önemli örneklerinden biridir.

Sivas Gök Medrese’nin mimarı konusunda ise kaynaklarda Kaluyan / Kaloyan adıyla ilişkilendirmeler bulunmaktadır.

Ancak Selçuklu mimarisinde modern anlamdaki tek bir “mimar” kavramı yerine taş ustaları, çini ustaları, hattatlar ve farklı yapı ekiplerinin birlikte çalıştığı bir üretim sistemi düşünmek daha doğru olabilir.

Selçuklu Medreselerinde Mimari Sembolizm

Anadolu Selçuklu medreselerinde mimari yalnızca işlevden ibaret değildir.

Anıtsal taçkapıdan daha sakin bir iç mekâna geçiş, merkezî avluya ulaşılması ve ardından ana eyvana yönelme, ziyaretçinin hareketini kontrollü biçimde düzenler.

Bu düzen sembolik açıdan dış dünyadan bilgi ve eğitim alanına geçiş şeklinde yorumlanabilir.

Geometrik bezemelerin sonsuza kadar devam edebilecek biçimde kurgulanması ise İslam sanatında birlik, süreklilik ve sonsuzluk kavramlarıyla ilişkilendirilebilir.

Ancak bu yorumların mimari ve bezeme üzerinden yapılan sanat tarihi okumaları olduğu unutulmamalıdır.

Yanlış Bilinenler ve Tartışmalı Konular

“Bütün Selçuklu medreseleri dört eyvanlıdır.”

Yanlış. Anadolu Selçuklu medreselerinde tek, iki ve dört eyvanlı farklı düzenlemeler görülmektedir.

“Bütün medreselerin avlusu açıktır.”

Yanlış. Karatay Medresesi ve İnce Minareli Medrese gibi yapılarda merkezî avlu niteliğindeki alan kubbeyle örtülmüştür.

“Kapalı avlulu medreselerde avlu yoktur.”

Bu ifade de yanıltıcıdır. Merkezî mekân açık avlu geleneğinin organizasyon özelliklerini devam ettirir; ancak üzeri kubbe veya başka bir örtü sistemiyle kapatılmıştır.

“Eyvan yalnızca ders yapılan yerdir.”

Eyvanların ders ve toplantı gibi işlevleri bulunmuş olabilir; ancak bütün medreselerde bütün eyvanların aynı işlevi üstlendiğini gösteren yeterli kanıt yoktur.

“Açık ve kapalı avlulu planlar birbirinden tamamen bağımsızdır.”

Bu da aşırı kesin bir değerlendirmedir. Her iki sistemde de merkezî mekân, giriş ekseni, ana eyvan ve çevredeki odalar arasındaki ilişki devam etmektedir.

Anadolu Selçuklu Medreselerinin Sanat Tarihi Açısından Önemi

Anadolu Selçuklu medreseleri, Orta Asya ve İran üzerinden aktarılan Türk-İslam mimari geleneklerinin Anadolu’daki yerel taş işçiliği ve yapı teknikleriyle birleşmesinin önemli örnekleridir.

Açık avlulu yapılarda avlu ve eyvanlar güçlü bir dış mekân organizasyonu meydana getirirken, kapalı avlulu yapılarda aynı sistem kubbe altında daha yoğun ve merkezî bir iç mekân deneyimine dönüşmüştür.

Bu çeşitlilik Anadolu Selçuklu mimarisinin tek bir şemayı tekrarlayan durağan bir sanat olmadığını; farklı coğrafya, iklim, bani, işlev ve ustalık geleneklerine göre sürekli yeni çözümler ürettiğini göstermektedir.

Sık Sorulan Sorular

Anadolu Selçuklu medreselerinde avlu neden önemlidir?

Avlu, öğrenci hücreleri, dershaneler ve eyvanlar arasındaki dolaşımı sağlayan merkezî mekândır. Aynı zamanda açık avlulu yapılarda doğal ışık ve havalandırmanın temel kaynağıdır.

Eyvan nedir?

Eyvan, genellikle dikdörtgen planlı, tonozla örtülü, üç tarafı kapalı ve bir tarafı avluya açılan yarı açık mimari mekândır.

Anadolu Selçuklu medreseleri kaç eyvanlıdır?

Tek bir standart yoktur. Tek, iki ve dört eyvanlı medrese örnekleri bulunmaktadır.

Ana eyvan nerede bulunur?

Ana eyvan çoğunlukla taçkapı ve giriş ekseninin karşı ucunda yer alır ve diğer eyvanlardan daha büyük tutulur.

Açık avlulu medrese nedir?

Merkezindeki avlunun üzeri örtülmemiş olan medrese tipidir. Avlunun çevresinde revaklar, eyvanlar ve odalar yer alabilir.

Kapalı avlulu medrese nedir?

Merkezî avlu niteliğindeki alanın kubbe veya başka bir örtü sistemiyle kapatıldığı medrese tipidir.

Karatay Medresesi açık avlulu mu?

Hayır. Konya Karatay Medresesi, merkezî mekânı kubbeyle örtülmüş kapalı avlulu veya kubbeli medrese grubunda değerlendirilir.

İnce Minareli Medrese hangi plan tipindedir?

İnce Minareli Medrese de merkezî alanı kubbeyle örtülü kapalı avlulu medrese planına sahiptir.

Sırçalı Medrese hangi plan tipindedir?

Konya Sırçalı Medrese açık avlulu ve eyvanlı Selçuklu medreselerinin önemli örneklerindendir.

Selçuklu medreselerinde neden havuz vardır?

Havuzun serinletme ve su ihtiyacı gibi pratik işlevleri bulunabilir. Su aynı zamanda İslam kültüründe temizlik, hayat ve bereket kavramlarıyla ilişkilidir; ancak her havuz için özel bir sembolik program bulunduğu kesin olarak ileri sürülmemelidir.

Sonuç

Anadolu Selçuklu medreselerinde avlu ve eyvan düzeni, yapının mimari kimliğini belirleyen temel unsurlardan biridir.

Açık avlulu medreselerde gökyüzüne açılan merkezî alan, revaklar ve eyvanlarla birlikte dinamik bir dış mekân oluştururken; Karatay ve İnce Minareli Medrese gibi kapalı avlulu yapılarda aynı merkezî organizasyon büyük bir kubbe altında toplanmıştır.

Eyvanların sayısı ve konumu ise medreseden medreseye değişmiştir. Bu nedenle Anadolu Selçuklu medreselerini tek tip bir “dört eyvanlı medrese” modeliyle açıklamak doğru değildir.

Sırçalı Medrese’nin açık avlusu, Karatay Medresesi’nin çinilerle kaplı kubbeli merkezi, İnce Minareli Medrese’nin ana eyvanı ve Sivas Gök Medrese’nin anıtsal avlu düzeni birlikte değerlendirildiğinde Selçuklu mimarisinin ne kadar zengin ve esnek bir plan anlayışına sahip olduğu açık biçimde görülür.

Avlu, eyvan, kubbe, revak, hücre ve taçkapının bir araya gelişi yalnızca işlevsel bir eğitim yapısı meydana getirmemiş; Anadolu Türk mimarisinin sonraki yüzyıllarını da etkileyecek güçlü bir mimari miras oluşturmuştur.

Kaynakça

Akok, Mahmut. “Konya’da Karatay Medresesi Rölöve ve Mimarisi.” Türk Arkeoloji Dergisi / Kültür ve Turizm Bakanlığı.

Akok, Mahmut. “Konya’da İnce Minareli Medrese’nin Rölöve ve Mimarisi.” Türk Arkeoloji Dergisi, XIX/1, 1970.

Aslanapa, Oktay. Türk Sanatı. İstanbul: Remzi Kitabevi.

Kuran, Aptullah. Anadolu Medreseleri. Ankara: Orta Doğu Teknik Üniversitesi.

Sözen, Metin. Anadolu Medreseleri: Selçuklu ve Beylikler Devri. İstanbul.

Yetkin, Suut Kemal. İslâm Sanatı Tarihi. Ankara.

TDV İslâm Ansiklopedisi. “Avlu.” https://islamansiklopedisi.org.tr/avlu

TDV İslâm Ansiklopedisi. “Eyvan.” https://islamansiklopedisi.org.tr/eyvan

TDV İslâm Ansiklopedisi. “Medrese.” https://islamansiklopedisi.org.tr/medrese

TDV İslâm Ansiklopedisi. “İnce Minareli Medrese.” https://islamansiklopedisi.org.tr/ince-minareli-medrese

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü. “Anadolu Selçuklu Medreseleri.” https://kvmgm.ktb.gov.tr/

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Konya Müze Müdürlüğü. “Karatay Medresesi Çini Eserler Müzesi.” https://kvmgm.ktb.gov.tr/

Wikimedia Commons. Karatay Medresesi, İnce Minareli Medrese, Sırçalı Medrese ve Gök Medrese görsel koleksiyonları. https://commons.wikimedia.org/

Yazar Hakkında

Benzer Yazılar

Bir Cevap Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.

0/30 karakter