Kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede uluslararası iş birliğini güçlendirmek amacıyla Türk devletleri önemli bir adım attı. Gaziantep’te düzenlenen Türk Kültür Mirası Stratejik İş Birliği Konferansı ve Teknik Çalıştayı kapsamında, ortak mücadeleyi hedefleyen Gaziantep Deklarasyonu imzalandı.
Gaziantep’te Uluslararası Katılımlı Çalıştay
Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda; Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Türk Kültür ve Miras Vakfı, Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü ve TİKA iş birliğiyle düzenlenen etkinlik, 27-30 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirildi.
Toplantıya Türkiye’nin yanı sıra Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan katılım sağlarken; Macaristan ve Türkmenistan gözlemci üye olarak yer aldı. Ayrıca UNESCO ve UNODC temsilcileri de çalıştaya katkı sundu.
Çalıştay sonunda, kültürel mirasın korunmasına yönelik ortak hareketi güçlendiren Gaziantep Deklarasyonu kabul edildi.
Kaçakçılıkla Mücadelede Ortak Kararlılık
Deklarasyon kapsamında, kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede ülkeler arasında:
- İş birliğinin artırılması
- Bilgi ve deneyim paylaşımının güçlendirilmesi
- Kurumsal kapasitenin geliştirilmesi
hedefleniyor.
Ayrıca deklarasyonda, kültür varlıklarına yönelik yasa dışı faaliyetlerin yalnızca bir suç olmadığı, aynı zamanda toplumların ortak hafızasına yönelik ciddi bir tehdit oluşturduğu vurgulandı.
“Ortak Hareket Etmek Süreci Güçlendirir”
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kaçakçılıkla Mücadele Daire Başkanı Zeynep Boz, uluslararası iş birliğinin önemine dikkat çekerek, kültür varlığı kaçakçılığının sınır aşan bir suç olduğunu ifade etti.
Boz, Türk devletleri ile birlikte hareket etmenin süreci daha etkili hale getireceğini belirterek, bilgi ve tecrübe paylaşımının artırılmasının kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Türkiye’nin hâlihazırda Avrupa ve Balkan ülkeleriyle de benzer iş birlikleri yürüttüğünü söyledi.
Türkiye’nin Mücadeledeki Başarısı
Türkiye, kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede önemli sonuçlar elde ediyor. Yetkili açıklamalara göre:
- Her yıl 1 milyondan fazla tarihi eser kaçırılmadan ele geçiriliyor
- Bu eserlerin büyük bölümünü sikkeler oluşturuyor
- 2002 yılından bu yana 13 bin 453 tarihi eser Türkiye’ye iade edildi
Bu veriler, hem ulusal hem de uluslararası düzeyde yürütülen çalışmaların başarısını ortaya koyuyor.
Eğitim ve Farkındalık Vurgusu
Zeynep Boz, kaçakçılığın yalnızca operasyonlarla değil, aynı zamanda toplumsal bilinçlendirme ile önlenebileceğini ifade etti.
Bu kapsamda:
- 7’den 77’ye eğitim faaliyetleri yürütülüyor
- Toplumda kültürel miras bilinci güçlendirilmeye çalışılıyor
- Uluslararası müzeler ve kurumlar eserlerin kökenini daha sık sorguluyor
Bu gelişmeler, kaçakçılıkla mücadelenin küresel ölçekte daha etkin hale geldiğini gösteriyor.
Sonuç
Gaziantep Deklarasyonu, Türk devletlerinin kültürel mirasın korunması konusunda birlikte hareket etme kararlılığını ortaya koyan önemli bir adım olarak öne çıkıyor.
Kültür varlığı kaçakçılığına karşı geliştirilen bu ortak duruş, hem tarihi eserlerin korunmasını hem de gelecek nesillere aktarılmasını güvence altına almayı hedefliyor.