“Defterime hoş geldin. – Koleksiyoncu”
Çorum’da bir kazı alanında eline geçen sıradan bir çömlek parçası… Antakya’da taşların arasından duyulan mozaiğin fısıltısı… Topkapı’da minyatür sayfalarının arasına saklanmış görünmez bir kapı…
Koleksiyoncu’nun Defteri: Başlangıç, dünyanın farklı köşelerinde, sanat eserleriyle beklenmedik biçimde karşılaşan insanların hikâyelerini bir araya getiriyor. Her bölüm, sayfaların başındaki “Bilgi Kutusu” ile sanat tarihi ve arkeolojiden küçük bir kavrayış sunuyor; ardından bu bilgi, karakterlerin hayatlarında geri dönüşü olmayan karar anlarına dönüşüyor.
Bu kitap, hem müze salonlarında, kazı çukurlarında, depo raflarında dolaşmayı seven sanat tarihçisi okura, hem de iyi bir fantastik kurmacanın peşine düşen okura sesleniyor. Kırık bir çömleğe, solmuş bir freske, önünden defalarca geçtiğiniz bir heykele veya eskimiş bir fırçaya bir daha bakarken, aklınızdan şu soru geçerse şaşırmayın:
“Acaba Koleksiyoncu bunu defterine yazdı mı?”