Taş aletlerin egemen olduğu arkeolojik kayıtlarda nadir görülen bir mucize gerçekleşti. Yunanistan’daki Marathousa 1 alanında yapılan kazılarda, bugüne kadar bilinen en eski ahşap el aletlerinden 40.000 yıl daha eskiye giden, 430.000 yıllık işlenmiş ahşap eserler bulundu.
Pleistosen dönemi (Buzul Çağı) teknolojisini anlamaya çalışırken genellikle sadece taştan yapılmış aletlere ulaşabiliyoruz; çünkü ahşap gibi organik malzemeler zamanla çürüyüp yok oluyor. Ancak Güney Yunanistan’ın Megalopolis Havzası’ndaki Marathousa 1 alanı, bu kuralı bozdu.
Annemieke Milks ve Katerina Harvati liderliğindeki ekip, alanda bulunan 144 ahşap kalıntıyı sistematik olarak inceledi. Bu incelemeler sonucunda, M.Ö. 430.000 civarına tarihlenen iki parça, üzerlerindeki net işleme izleri sayesinde “alet” olarak tanımlandı.
İşte O İki Eser:
-
Kazma Aleti (Digging Stick): Küçük bir kızılağaç (Alnus sp.) gövdesinin parçası. Üzerindeki yontma ve kullanım izleri, bunun muhtemelen kök bitkileri çıkarmak veya toprağı kazmak için kullanılmış bir alet olduğunu gösteriyor.
-
Parmak Aleti: Söğüt (Salix sp.) veya kavak (Populus sp.) ağacından yapılmış daha küçük bir parça. Şekillendirme izleri var ancak tam işlevi henüz belirsiz.
Bölgede Çeşitli Bir Teknoloji Vardı Alanda sadece ahşap aletler değil; taş aletler, işlenmiş kemikler ve üzerinde kasaplık izleri bulunan fil (Palaeoloxodon antiquus) kalıntıları da bulundu. Ahşap kütüklerdeki derin pençe izleri ise bölgede büyük etoburların da dolaştığını kanıtlıyor.
Bu keşif, Orta Pleistosen döneminde (774.000-129.000 yıl önce) yaşayan erken insanların (homininler) sadece taşa bağımlı olmadığını, beyinlerini geliştirirken ahşap gibi farklı malzemeleri de ustalıkla işleyerek çeşitli bir teknoloji kullandıklarını ortaya koyuyor.
Kaynak: popular-archaeology.com Çeviri: Ali İhsan Aytek