Kültürel miras alanında görev yapan arkeolog, sanat tarihçisi ve müze araştırmacıları, sendikalardan gelen son açıklamalara ilişkin yaptıkları değerlendirmede, sürecin hukuken netleşmiş çerçevesinin yeterince sahiplenilmediğini ifade etti.
Kültürel miras alanında görev yapan arkeologlar, sanat tarihçileri ve müze araştırmacıları, sendikalardan istifaların ardından 08–09 Ocak 2025 tarihlerinde kamuoyuna yansıyan sendika açıklamalarını değerlendirdi. Yapılan değerlendirmede, söz konusu paylaşımların sürecin hukuken netleşmiş çerçevesini açık biçimde sahiplenmediği ve sahada yaşanan istifaların nedenleriyle yeterince yüzleşmediği belirtildi.
Açıklamada, bazı paylaşımlarda sürecin yalnızca belirli unvanlar üzerinden ele alınmasının sahada oluşan birlikteliğe zarar verdiği vurgulandı. Arkeolog, sanat tarihçisi ve müze araştırmacılarının uzun süredir ortak bir mağduriyet yaşadığına dikkat çekilerek, bu meslek gruplarının birbirinden ayrıştırılmasının kabul edilemez olduğu ifade edildi. *Yıllardır emek veren bazı meslek gruplarının görünmez kılınmasının, ortak mücadelenin ruhuyla örtüşmediği kaydedildi.*
Değerlendirmede ayrıca, daha önce belgelerle ortaya konmuş ve hukuki zemini netleşmiş bir dosyanın yeniden genişletilerek muğlaklaştırılmasının süreci riske attığına dikkat çekildi. Bu yaklaşımın sahada oluşan güven duygusunu zedelediği ve son dönemde yaşanan toplu istifaların temel gerekçelerinden biri olduğu belirtildi.
*Kültürel miras uzmanları, yapılan istifaların ani ya da duygusal bir tepki olmadığını; sürecin geldiği aşamada alınmış bilinçli, ilkesel ve gerekçeli bir karar olduğunu vurguladı. Açıklamada, mücadelenin kişi ya da kurumlara karşı değil, belgeye dayalı hakikatler üzerinden yürütüldüğü ifade edildi.*
Son olarak, birlik ve dayanışma vurgusu yinelenerek; sürecin gereksiz biçimde genişletilmesine de, birlikteliği zedeleyecek daraltmalara da izin verilmeyeceği belirtildi