Kaderine Terk Edilmiş Bir Yapı: Kırşehir Üçayak Kilisesi

Kırşehir Merkez Taburoğlu ile Hamurlu köyleri arasındaki düz bir arazinin kenarında bir yamaçta yer alan kilise kalıntısına, bir zamanlar kubbelerini taşıyan üç kemeri henüz ayaktayken şeklinden ötürü “saçayağı” anlamına gelen “üçayak” tabiri halk tarafından söylenmiştir. Harabenin içinde bulunduğu arazi, çok geniş ve büyük bir düzlük halinde olup ancak uzaklarda dağların...

HİKMET
HİKMET tarafından
17 Aralık 2025 yayınlandı / 17 Aralık 2025 20:04 güncellendi
4 dk 59 sn 4 dk 59 sn okuma süresi
Kaderine Terk Edilmiş Bir Yapı: Kırşehir Üçayak Kilisesi
Google News Google News ile Abone Ol 0 Yorum

Kırşehir Merkez Taburoğlu ile Hamurlu köyleri arasındaki düz bir arazinin kenarında bir yamaçta yer alan kilise kalıntısına, bir zamanlar kubbelerini taşıyan üç kemeri henüz ayaktayken şeklinden ötürü “saçayağı” anlamına gelen “üçayak” tabiri halk tarafından söylenmiştir. Harabenin içinde bulunduğu arazi, çok geniş ve büyük bir düzlük halinde olup ancak uzaklarda dağların varlığı farkedilebilmektedir. Üçayak’ın çifte kilisesini Strygowski’nin teklif ettiği gibi 5-6. yüzyıla değil 10-11. yüzyıllara tarihlemek kanaatimizce daha yerinde olacaktır. Ve bu tarihlemede binanın meydan savaşlarına uygun bir ovaya hâkim yamaçta yükselmesi ve aynı anda yapılmış çifte binadan oluşması onun birlikte iktidara sahip çifte imparator tarafından bu ovada kazanılan bir zaferin şükran borcu olarak ithaf edildiğini belli etmektedir. Bu hususta en inandırıcı çifte hükümdar da evvelce belirtildiği gibi II. Basileos ile VIII. Konstantinos’tur. Özenli bir inşaat ile yapılmış anıtsal bir eser olarak karşımıza çıkan Üçayak kilisesi Selçuklular’ın bu bölgedeki hakimiyetlerinden az önce yapılmış, Bizans’ın Anadolu’daki son büyük mimari eseridir. Üçayak yakın çevresinde Bizans dönemine işaret eden önemli keramik kırıkları bulunmuştur. Bu da çevrede çok eski bir yerleşimin olduğuna işaret sayılabilir. Bu keramikler arasında kaba ve sanat değerine sahip olmayan geç dönem parçaların bulunması ise burada Türk devrinde çok ufak bir yerleşim yerinin belki sadece bir mezranın bulunduğunu göstermektedir. Bu yerleşimin evleri hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolmuştur. Kilisenin her bir biriminin mekânı, apsis yarım yuvarlağı hariç 8,10 m uzunluğunda 5,25 m genişliğindedir. Yapının batısında tamamen yıkılmış narteks kısmının ancak temel izleri görülebilmektedir. Narteks mekânın ortadan bir kemerle iki bölüme ayrıldığı, üzerinin tonozla örtülü olduğu beden duvarlarındaki başlangıç izlerinden belli olmaktadır. Batı giriş cephesi üzerinde kazılar sırasında birer pencere izine rastlanılmıştır. Yalnız ana binanın batı cephesinin yan cephelere nispetle daha az itinalı işlenmiş olduğu görülmektedir. Cephede pencerelerin bulunması narteksin tek katlı olduğunu göstermektedir. Naos mekânı, kiborion tipinde tasarlanmıştır. Köşelerde kemerleri taşıyan iri payeler bulunur. Bu kemerlerden doğudaki diğerlerinden daha derin yapılarak, uzun bir bema kolu meydana getirmiştir. Yapının kuzey ve güney cepheleri iç içe geçmiş kemerler ve ayrıca büyük kemerlerle çerçevelenmiş nişlerden oluşan bir dış dekora sahiptir. Cepheyi hareketlendiren birçok kemer zamanla yıkılarak alçalmış olmasına rağmen hala dikkate değer bir yüksekliğe sahip bu kütlevi yapıya zerafet katarlar. Alınlıkların büyük kemerleri içlerine ikiz pencereler açılmıştır. Bu pencerelerin kalıntıları önceden nasıl oldukları konusunda fikir verebilecek düzeydedir. Bu ikiz pencerelere ait payeleri komşu köylerde, farklı amaçlı kullanımlarda görmek mümkündür. Köşelerdeki masif payeler, sathi nişlerle hafifletilmiştir. Bütün bu elemanlar cephelere plastik şekiller meydana getiren gölge oyunları ile ifade zenginliği vermektedir. Zamanla meydana gelmiş aşınmalara rağmen cepheler hala son derece özenli bir duvar işçiliğinin karakteristikliğini muhafaza etmektedir. Üçayak, tamamı ile tuğladan inşa edilmiş Bizans mimarisindeki nadir binalardan birisidir. Sadece yapının temellerinde taş malzeme kullanılmıştır. Tuğlalar genellikle 30-35 cm uzunluğundadır. Ancak az da olsa 70 cm boyutlarına sahip örneklerle de karşılaşılmıştır. Kalınlıkları ise 3,5-4 cm arasında değişen tuğlaların aralarında, 6-7 cm kalınlığında harç tabakaları görülmüştür. Harç tabakaları tuğlalardan 1-1,5 cm daha fazla bir kalınlığa sahiptirler. Tuğlaların üzerinde, elle yapılmış çaprazlama çizgiler vardır. Eski fotoğraflardan, 1938’lere kadar yapının üst örtüsünü taşıyan kemerlerin ve kasnak kalıntılarının varlığı anlaşılmaktadır. Biz incelediğimizde büyük kemerlerden artık bir şey kalmamış sadece pandantif başlangıçları görülmekteydi. Kasnak ve kemerlerin 1938 depreminden sonra yıkıldıkları anlaşılmaktadır. Yapının içinde ve dış cephesindeki duvarlarında bugün hiçbir mimari süsleme yoktur. Ancak 1970’deki kazı çalışmaları sırasında yapının naos ve apsisindeki hafriyat toprağı içerisinde siyah ve altın yaldızlı fresko parçalarına rastlanmıştır. Ayrıca kemer başlangıçlarının birinde de sıva parçası üzerinde renkli boya izleri belli olmaktadır.

Yapı günümüzde atıl bir durumda ve kaderine terkedilmiş haldedir. Kırşehir‘in önemli yapılardan biri olmasına rağmen gerekli değer verilmemektedir. Yapı günden güne erimektedir. Yapının çevresi düzenlenmeli ve koruma altına alınmalıdır. Yıkılan eseri yapmak kolay değildir ama olanı korumak ve tamir etmek kolaydır. Gereken değer verilmeli ve gelecek nesillere aktarılmalıdır.

Kaynaklar:

Eyice, S. (2010). Kırşehir’de Üç-Ayak Adındaki Yapı Kalıntısında Araştırmaları- Untersuchungen in der “Üç-Ayak” genannten Ruinenstatte bei Kırşehir. Anadolu Araştırmaları, 17(2), 125-168.

Strzygowski 1903: J. Strzygowski. Kleinasien ein Neuland der Kunstgeschichte. Leipzig Strzygowski/Bell/Berchem 1910: J. Strzygowski, G. Bell ve M. van Berchem. Amida. Heidelberg Schweinitz 1906: H.H.G. von Schweinitz. In Kleinasien, ein Reitausflug durch das innere Kleinasiens im Jahre 1905, Berlin

Tarım 1938: C.H. Tarım. Kırşehir Tarihi. Kırşehir

Tarım 1940: Kırşehir Tarih ve Coğrafya Lugatı. Kırşehir

HİKMET

Erciyes Üniversitesi Sanat Tarihi Doktorantı

Yorum Ekle

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Myra’da 15 Yıllık Bekleyiş Sona Erdi: Eşsiz Bir Roma Kaplıcası Çıktı
31 Aralık 2025

Myra’da 15 Yıllık Bekleyiş Sona Erdi: Eşsiz Bir Roma Kaplıcası Çıktı

Kaderine Terk Edilmiş Bir Yapı: Kırşehir Üçayak Kilisesi

Bu Yazıyı Paylaş

Bize Ulaşın Bildirimler Giriş Yap
2