İstanbul’un en köklü endüstriyel miraslarından biri olan ve Fatih Sultan Mehmet döneminden bu yana varlığını sürdüren Haliç Tersanesi, ne yazık ki tarihi dokusuna yapılan bilinçsiz bir müdahale ile gündemde. 15. yüzyılda Osmanlı Donanması için kurulan bu eşsiz yapıdaki tarihi kitabe, tesisat yenileme çalışmaları sırasında geçirilen modern borular nedeniyle ciddi zarar gördü.
Kültürel miras koruma ilkelerini hiçe sayan bu uygulama, tarihçilerin, mimarların ve İstanbul sevdalılarının büyük tepkisini çekti.
Tarihi Dokuya Matkap Darbesi: Olay Nasıl Gerçekleşti?
Sosyal medyaya ve haber ajanslarına yansıyan görüntüler, yapılan hatanın boyutunu gözler önüne serdi. Tesis içerisinden geçirilen doğalgaz veya su tesisatına ait olduğu düşünülen boruların montajı sırasında, Osmanlı dönemi kitabesinin bulunduğu yüzeyin delindiği ve boruların doğrudan tarihi eserin üzerine sabitlendiği tespit edildi.
Uzmanlar, bu tür uygulamaların herhangi bir Koruma Kurulu onayı veya restorasyon uzmanı denetimi olmaksızın yapılmasının, tarihi eserlerde geri dönüşü olmayan hasarlara yol açtığını vurguluyor.
Uzmanlardan Sert Tepki: “Sadece Taş Değil, Tarihi Belgedir”
Sanat tarihçileri ve restorasyon uzmanları, kitabelerin sadece mimari bir süsleme öğesi olmadığını, aynı zamanda o dönemin tarihine ışık tutan yazılı birer belge niteliği taşıdığını hatırlatıyor. Konuyla ilgili yapılan değerlendirmelerde şu ifadelere yer verildi:
Telafisi İmkansız: “Tarihi bir belge niteliğindeki bu kitabelere yapılan her fiziki müdahale, kültürel hafızamızdan bir parçanın silinmesi demektir.”
Denetim Eksikliği: “Altyapı çalışmaları, mutlaka sanat tarihçisi ve arkeolog gözetiminde yapılmalıdır.”
Kültürel Miras İçin Acil Çağrı: Soruşturma Başlatılmalı
Kamuoyunda artan tepkilerin ardından, Haliç Tersanesi gibi çok katmanlı ve hassas tarihi alanlarda yapılan çalışmaların mercek altına alınması istendi. İlgili kurumların idari soruşturma başlatması ve sorumlular hakkında işlem yapılması bekleniyor.
Bu üzücü olay, Türkiye’de kültürel mirasın korunması ve restorasyon süreçlerindeki denetim mekanizmalarının ne kadar hayati olduğunu bir kez daha acı bir tecrübeyle hatırlattı. Tarihi yapıların, modern ihtiyaçlara uydurulurken aslına zarar vermeden, bilimsel yöntemlerle korunması gerektiği gerçeği yeniden masaya yatırıldı.
Kaynak
Aktueltarihmag
Bir Cevap Yaz
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.
1 Yorum
Yani şimdi bir şey diyeyim mi buna yazılacak o kadar çok söz var ki nasıl ya tarihi nasıl yok ediyorsunuz böyle