Rubu tahtası, Osmanlı döneminde öne çıkan bir hesap aracı olup, libne yıldızlarının meridyen geçişlerini gözlemlemek, yükseklikleri ölçmek ve enlemleri belirlemek amacıyla İslâm astronomları tarafından yaygın olarak kullanılmıştır (Aslan Seyhan, 2017). İslam dünyasında geliştirilen usturlap adındaki aletin katlanmasıyla çeyrek daire formunu alan rubu tahtası, 12. yüzyılda ortaya çıkmış ve duvar kadranına benzeyen bir yapıya sahiptir (Akın, 2023).
Duvar kadranının esin kaynağı olarak Batlamyus’un Almagest eserinde yer alan çeyrek daire yapısında ahşap veya taştan yapılan bir alet göze çarpmaktadır (Stanley, 1994: 14). Eserde, güneşin zenit açısının gündönümlerinde nasıl ölçüleceğine dair bilgiler bulunmakta ve Batlamyus’un duvar kadranlarından ilham alarak İslam dünyasının 12. yüzyılda rubu tahtasını geliştirdiği ifade edilmektedir (Bir ve Kaçar, 2008; Bir, 2022). Rubu tahtası, pratik kullanım ve taşınabilirlik açısından duvar kadranından ayrılan bir alettir (Dizer, 1987; Tepe; 2021) ve aynı zamanda Orta Çağ İslâm Dünyası’nda trigonometrik fonksiyonların çözümü için önemli bir hesap aracı haline gelmiştir (Dizer, 1987).

Takiyüddin’in Rasathanesi
(https://commons.wikimedia.org/wiki/File:Taqi_al_din.jpg, Erişim Tarihi: 17.12.2023)
Rubu tahtası, iki farklı yüzüyle çeşitli amaçlar için kullanılır. Gözlem yapmak için kullanılan yüze “rubû‘ el-mukantara” denir ve bu yüzde gerçekleştirilen ölçümler arasında güneş tutulum boylam açısını belirleme, yükselim açısı, güneşin doruk yüksekliği ve bulunulan yerin boylam açısını belirleme, zaman ölçümleri (namaz vakitleri, kıble yönü, güneş yüksekliği) gibi ölçümler bulunur (Arslan, 2016; Bir ve Kaçar, 2008). Diğer yüzü ise “rubû‘ el-müceyyeb” olarak adlandırılır ve trigonometrik hesaplamaların yanı sıra çarpma, bölme, karekök alma gibi işlemler için kullanılır (Arslan, 2015; Demir, 1992; Aslan Seyhan, 2017; Bir ve Kaçar, 2008). Rubu tahtası, usturlaptan esinlenerek geliştirilen astrolojik formuyla 14. yüzyılda Mısırlı bilim adamı Muhammed b. Ahmed el-Mizzi tarafından yeniden şekillendirilmiştir ve Osmanlı döneminde Usturlap’ın dörde katlanmasıyla oluşturulan rubu tahtası 20. yüzyılın başlarına kadar kullanılmıştır (Aslan Seyhan, 2017).
| Kullanım Amaçları | Rubû‘ el-Mukantara Yüzü (Gözlem) | Rubû‘ el-Müceyyeb Yüzü (Hesaplama) |
| Güneş tutulum boylam açısı | ✔️ | ❌ |
| Yükselim açısı, güneşin doruk yüksekliği ve bulunulan yerin boylam açısı | ✔️ | ❌ |
| Zamanı belirleme | ✔️ (Bulunulan zaman, yarı gün farkı, namaz vakitleri, kıble yönü, güneş yüksekliği) | ❌ |
| İki sayıyı çarpmak ve bölmek | ❌ | ✔️ |
| Sinüs, kosinüs, tanjant, kotanjant değerlerini bulmak | ❌ | ✔️ |
| Bir sayının karesini, küpünü, karekökünü ve küpkökünü bulmak | ❌ | ✔️ |
| Sinüs ve kosinüsün karelerini, sinüs ile kosinüsün çarpımını bulmak | ❌ | ✔️ |
Tablo 1: Rubu Tahtası Kullanım Amaçları
Bu tablo, rubu tahtasının her iki yüzünün farklı kullanım amaçlarını özetler. “Rubû‘ el-Mukantara” yüzü gözlem amaçlıyken, “Rubû‘ el-Müceyyeb” yüzü hesaplama amaçları için kullanılmaktadır.
Osmanlı Minyatür sanatında III. Murad’a sunulan Takıyüddin’in rasathanesi (Seyyid Lokman, Şehinşahname I, 1581) yazmasında çeşitli astronomik aletlerin yanında, iki karakterin elinde rubu tahtaları olduğu görülmektedir.
Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.