Antalya’nın Alanya ilçesindeki Syedra Antik Kenti, sadece görkemli sütunlu caddesi veya hamamlarıyla değil, antik dönemin sanayi devi olduğunu kanıtlayan yeni bulgularıyla da dikkat çekiyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın “Geleceğe Miras Projesi” kapsamında yürütülen kazılarda, kentin M.S. 5. ve 6. yüzyıllarda Akdeniz’in en önemli zeytinyağı üretim merkezlerinden biri olduğu ortaya çıktı.
Kazı Başkanı Doç. Dr. Ertuğ Ergürer liderliğinde yapılan çalışmalarda, kentin genelinde 100’den fazla zeytinyağı işliği (atölyesi) tespit edildi. Bu rakam, antik bir kent için “muazzam” bir üretim kapasitesi anlamına geliyor.
“Her Evin Altı Bir Atölye”
Alaaddin Keykubat Üniversitesi Turizm Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ertuğ Ergürer, Syedra’nın sıradan bir yerleşimden çok, entegre bir üretim merkezi gibi planlandığını belirtiyor. Şu ana kadar 20 tanesi tamamen kazılan işliklerin sayısı, yüzey araştırmalarıyla birlikte 100’ü aşıyor.
Ergürer, kentin mimari yapısındaki bu ilginç detayı şöyle anlatıyor:
“Kentte neredeyse her yapının altında bir zeytinyağı ya da başka bir üretime ait atölye var. Binalar genellikle çok katlı tasarlanmış; giriş katları (zemin) üretime yönelik dükkan ve işlik olarak kullanılırken, üstteki 2 veya 3 kat insanların yaşadığı konutlara ayrılmış.”
Syedra Antik Kenti zeytinyağı işliği, antik dönem zeytinyağı üretimi ve pres taşları.
Ezber Bozan Şehircilik: Sanayi Kentin Kalbinde
Antik kent planlamasında genellikle gürültülü ve atık üreten sanayi yapıları sur dışına veya kentin uzak noktalarına taşınır. Ancak Syedra’da durum tam tersi.
Doç. Dr. Ergürer, bu durumu “dikkat çekici” olarak nitelendiriyor: “Genelde üretimler kentin dışında olur. Burada ise işliklerin kentin tam göbeğinde, yaşam alanlarının hemen altında olması, Syedra halkının ekonomisinin tamamen zeytinyağına dayalı olduğunu ve bu üretimin hayatın merkezinde yer aldığını gösteriyor.”
2024 Keşfi: Bin Yıl Sonra Yeniden “Ayağa Kalkıyor”
Kazıların en heyecan verici anlarından biri, 2024 yılında kentin güneybatı caddesinde yaşandı. Burada, neredeyse tüm taşları ve malzemeleri orijinal yerinde duran (in-situ) bir işlik bulundu. Zeytinyağının depolandığı devasa “Pitos” (küp) dahi binlerce yıldır yerinden kıpırdamamıştı.
Ekip, bu alanda ziyaretçiler için özel bir canlandırma projesi hazırladı. Ergürer, hedeflerini şöyle özetliyor: “Bakanlığımızla verileri paylaştık. Burayı ayağa kaldırarak ziyaretçilere antik çağda zeytinyağının nasıl üretildiğini göstermek istiyoruz. Zeytinin kırılmasından, ahşap preslerle sıkılmasına ve pitoslarda depolanmasına kadar tüm süreci yerinde anlatacağız.”
